IF PARTNERS HUKUK

Blog · Yabancılar Hukuku

Sınır Dışı Etme ve İdari Gözetim Kararlarına İtiraz: Süreler ve Süreç

Türkiye'de bulunan bir yabancı için en ağır sonuçlar doğuran idari işlemlerin başında sınır dışı etme ve idari gözetim kararları gelir. Bu kararlar çoğu zaman beklenmedik bir anda, hatta yabancının kendisinin şüpheli değil tanık ya da müşteki olarak bulunduğu bir adli işlemin ardından ortaya çıkar. Kararlara karşı başvuru süreleri ise oldukça kısadır. Bu yazıda sürecin nasıl işlediğini, hangi kararlara nereye ve ne kadar sürede başvurulabileceğini 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ("YUKK") çerçevesinde özetliyoruz.

Süreç çoğu zaman bir adli işlemle başlar

Yabancılar hakkındaki sınır dışı etme süreçleri sıklıkla şu şekilde başlar: Yabancı, bir şikâyet, kimlik kontrolü, trafik kazası veya herhangi bir suç isnadı nedeniyle emniyete götürülür. Adli işlemler tamamlandıktan sonra, örneğin yabancı savcılıkça serbest bırakılsa veya hakkında yalnızca adli kontrol kararı verilse bile, süreç burada bitmez.

Kolluk, sınır dışı etme kapsamında olabileceğini değerlendirdiği yabancıyı İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne sevk eder ve durumu derhal valiliğe bildirir. Bu noktadan sonra yabancının durumu artık ceza yargılamasının değil, idarenin konusudur. Adli makamların serbest bırakma kararı, idarenin ayrıca sınır dışı etme veya idari gözetim kararı almasına engel değildir.

Kanuna göre valiliğin bu konudaki değerlendirme ve karar süresi 48 saati geçemez. Bu kısa sürede yabancının dosyası incelenir; ikamet durumu, Türkiye'ye giriş şekli, aile bağları ve hakkındaki adli işlemler değerlendirilir.

Sınır dışı etme kararı

Sınır dışı etme kararı, Göç İdaresi'nin talimatıyla veya re'sen valilik tarafından alınır. Kanunda sınır dışı etme sebepleri sayılmıştır. Uygulamada en sık karşılaşılanlar şunlardır:

  • Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturduğunun değerlendirilmesi,
  • Vize veya ikamet izni süresini aşmak ya da ikamet izninin iptal edilmesi,
  • Türkiye'ye yasal giriş veya çıkış kurallarını ihlal etmek,
  • Belirli suçlardan mahkûmiyet.

"Kamu düzeni" gibi geniş kavramlara dayanan kararlarda, kararın hangi somut olguya dayandığı büyük önem taşır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı, beraat veya adli sicil kaydının bulunmaması gibi durumlar, kararın hukuka uygunluğunun denetiminde belirleyici olabilir.

7 günlük dava süresi

Sınır dışı etme kararı, gerekçesiyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edilir. Yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde idare mahkemesinde dava açabilir.

Bu süre hakkında bilinmesi gerekenler:

  • Süre çok kısadır ve kaçırılması hâlinde dava açma hakkı ortadan kalkar. Hafta sonu ve resmî tatiller de bu süreye dahildir. Son gün tatile denk gelirse süre, izleyen ilk iş gününün sonunda dolar.
  • Kural olarak, yabancının kendi rızası saklı kalmak üzere, dava açma süresi içinde ve dava sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.
  • Mahkeme davayı 15 gün içinde sonuçlandırır. Mahkemenin bu konudaki kararı kesindir; istinaf yolu kapalıdır. Anayasa Mahkemesi 2024 yılında bu kesinlik kuralını Anayasa'ya aykırı bulmamıştır. Bu nedenle dava dilekçesinin ilk seferde eksiksiz hazırlanması gerekir.
  • Kesin karardan sonra koşulları varsa Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapılabilir. Bu başvuru da kısa bir süreye tabidir.

İdari gözetim kararı

Sınır dışı etme kararı alınan her yabancı gözetim altına alınmaz. İdari gözetim, yabancının özgürlüğünü kısıtlayan istisnai bir tedbirdir. Valilik bu kararı ancak kanunda sayılan hâllerde alabilir:

  • Kaçma veya kaybolma riski bulunması,
  • Türkiye'ye giriş veya Türkiye'den çıkış kurallarını ihlal etmiş olmak,
  • Sahte ya da asılsız belge kullanmak,
  • Kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın kendisine tanınan sürede Türkiye'den çıkmamak,
  • Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturmak.

Uygulamada en sık dayanılan gerekçe kaçma riskidir. Yabancının bilinen bir adresinin, düzenli bir işinin ya da Türkiye'de ailesinin bulunup bulunmadığı bu değerlendirmede belirleyici olur.

İdari gözetim altına alınan yabancı, Geri Gönderme Merkezi'ne götürülür. Gözetim süresi altı ayı geçemez. Bu süre, sınır dışı etme işlemi yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesine ilişkin doğru bilgi ve belge vermemesi nedeniyle tamamlanamıyorsa, en fazla altı ay daha uzatılabilir. Valilik, gözetimin devamının gerekip gerekmediğini her ay değerlendirmek zorundadır.

İdari gözetime karşı başvuru: süre yok, ama beklemek de doğru değil

İdari gözetim kararına karşı başvuru yolu, sınır dışı etme kararından farklıdır:

  • Başvuru idare mahkemesine değil, sulh ceza hâkimliğine yapılır.
  • Kanunda bu başvuru için bir süre öngörülmemiştir. Gözetim devam ettiği sürece başvuru yapılabilir.
  • Başvuru gözetimi kendiliğinden durdurmaz. Hâkim beş gün içinde karar verir ve bu karar kesindir.
  • Koşullar değiştiğinde, örneğin yabancı bir adres veya teminat gösterebildiğinde, yeniden başvuru yapılabilir.

Süre olmaması, beklemenin zararsız olduğu anlamına gelmez. Gözetimde geçen her gün özgürlükten yoksun kalınan bir gündür. Bu nedenle başvurunun mümkün olan en kısa sürede ve somut belgelerle yapılması gerekir.

İdari gözetime alternatif yükümlülükler

Kanun, gözetim yerine daha hafif tedbirler uygulanmasına da imkân tanır: belirlenen adreste ikamet etmek, belirli aralıklarla bildirimde bulunmak, teminat vermek veya elektronik izleme bunlara örnektir. Gözetime itirazda bu alternatiflerin neden yeterli olduğunu göstermek, başvurunun başarı şansını önemli ölçüde etkiler.

Süreç neden avukatla yürütülmeli?

Sınır dışı etme ve idari gözetim süreçleri, birkaç gün içinde geri dönülmesi güç sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle sürecin baştan bir avukat aracılığıyla yürütülmesi daha sağlıklıdır:

  • Dosyaya erişim: Avukat, vekâletnameye dayanarak İl Göç İdaresi nezdinde yabancının dosyasını inceleyebilir, kararların ve tebliğ evrakının örneğini alabilir. Yabancı hakkında bir giriş yasağı veya tahdit kodu bulunup bulunmadığını yazılı başvuruyla sorgulayabilir. Gözetim altındaki yabancının bu işlemleri kendisinin yapması çoğu zaman mümkün olmaz.
  • Geri Gönderme Merkezi'nde görüşme: Gözetim altındaki yabancı avukatıyla görüşme hakkına sahiptir. Avukat, yabancının anlatımını ve belgelerini doğrudan alarak başvuruyu hazırlayabilir.
  • Doğru merci, doğru süre: Sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesine 7 gün içinde, idari gözetime karşı ise sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Bu iki yolun karıştırılması veya sürenin kaçırılması telafisi güç hak kayıplarına yol açar.
  • Tek seferlik hak: İdare mahkemesinin kararı kesin olduğu için, ileri sürülmeyen bir delil veya argüman sonradan çoğu zaman ileri sürülemez. Dilekçenin ilk seferde eksiksiz hazırlanması gerekir.
  • Dil: Kararların ve tebliğ evrakının içeriğinin yabancının anlayacağı dilde açıklanması, hangi hakların hangi sürede kullanılabileceğinin doğru anlaşılmasını sağlar.

Bir yakınınız emniyetten İl Göç İdaresi'ne sevk edildiyse veya size bir sınır dışı etme kararı tebliğ edildiyse, tebliğ tarihini not edin ve vakit kaybetmeden bir avukata başvurun. 7 günlük süre, tebliğ anından itibaren işlemeye başlar.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışınız.

← Tüm yazılar

WhatsApp